Tengiz Türk
13 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

Hobi

Elektronik Uğraşıları

Çocuk iken...

Modelcilik

Kimya Uğraşıları

Bu Blog...

Kullanışlı Bilgiler

Kitap Önerileri

Yazılım (Program)

Tasarımlar

Fizik Uğraşıları

Custom Search
Diğer İçeriklerim (52)
Tüm içeriklerim
Tnt
Takipçilerim (13)
26 03 2009

KUM TOPLAYICILIĞI UĞRAŞI (Koleksiyonu)

KUM TOPLAYICILIĞI UĞRAŞI (Koleksiyonu) Kum veya toprak dediğimiz şey yüz binlerce, milyonlarca yıl boyunca aşınıp ufak parçalara ayrılan kayaların oluşturduğu birikimlerdir. Aynı zamanda yeryüzündeki  canlılığın temel beslenme kaynaklarını oluşturan bir çok mineralinde kaynağıdır. /// Bir bölgede hangi kayaç türleri varsa o bölgenin kumları da bu kayaçların yapısal (kimyasal)özelliklerini içlerinde bir şekilde mutlaka barındırır. Doğanın coğrafyalara sunduğu şartlarda toprağın yapısını etkiler. Örneğin çok fazla yağış alan yerlerin kumları çok ince ve balçık(çamursu) tiptedir ve siyah renkte olur.Çünkü toprakta öylesine fazla su vardır ki içindeki organik madde kalıntılarını çürütür ve bu kara rengi alır.Ayrıca çok yağış ağır metalleri de toprağın diplerine itip orada biriktirir ve üst kısım mineralce fakir kalabilir.Alüminyum yatakları böyle bölgelerde fazlaca bulunur ve ‘’ikincil birikimler’’ adı altında maden olarak görülürler.                           ///Genelde; Demir Oksitli (Hematit li) Topraklar kırmızı rengi alırlar. Bakır veya Klor bileşimli topraklar ise yeşil renkleri alırlar. Beyaz renkli topraklar çoğunlukla kireç barındırır ve verimsizdirler. Bir mıknatısı dışarıdan aldığınız bir toprağın hemen üstünde gezindirirseniz üzerine birçok küçük taşın ve siyah tozların yapıştığını görebilirsiniz. İşte bunlar bir demir oksit türü olan manyetiti (Fe3O4) ve diğer manyetik mineralleri içinde barındıran kumlardır.  Doğaldır ki küçük yaşlarda toprak il... Devamı

21 03 2009

CANLI PARATONER

Çocukluk içinde bir çok güzelliği barındırdığı gibi bilgisizliğin getirdiği tehlikeleride beraberinde getiriyor.   Eski oturduğumuz siteye her bahar ve sonbahar yağmurlarında bolca yağmur yağar ve yıldırımlar düşerdi. Yıldırımların toprağa değdiği yerde geniş oyuklar olurdu, en azından öyle hatırlıyorum.  Yine böyle bir hava sırasında kafa dengi bir arkadaş bulup herhalde apartmanımızın tepesindekilere özenip, bir paratoner yapmaya karar verdim. Biraz sonra sitenin tel örgülerinden artan uzun ve kalın telleri kullanabileceğimizi farkedip hemen işe koyulduk. Tellerin ucu bucağı olmadığı için bölüm bölüm kesip birbirine ekledik ve en alt kısmını .toprağa gömdük....                                            Ama bir sorun vardı; hava esintiliydi ve paratonerimiz(!) ayakta durmakta zorlanıyordu. Şimşeklerin gürültüleri yaklaştıkça da heyecanımız dahada artıyor ve sabırsızlanıyorduk. Ve sonunda ikimizde teli çıplak ellerimizle sımsıkı tutarak bir yıldırımın gelip üzerine düşmesini bekledik dakikalarca. Apartmanımızı kurtaracak, ne güzel övünecektik ama!   Bekledik, bekledik, olmadı. yağmur ve fırtına gittikçe şiddetini artırdı ve teli bırakıp arkamıza bakarak  evlerimize kaçtık. Bu yaptığımıza artık ne denir bilemem. Siz siz olun kesinlikle fırtınalı,şimşekli havalarda sivri uzun metallere dokunmayın, ya da bizim yaptığmız gibi açık alanda sap gibi durmayın, duran ağaçların, direklerin altına da girmeyin. Feci şekilde can verirsiniz.   O gün iki kafadarın ölmemesinin tek sebebi çok şanslı olmaları... Devamı

20 03 2009

YAPAY YANARDAĞ

  Yanardağlar büyük küçük herkesin ilgisini çeken görkemli jeolojik yapılardır. Şiddeti ve tehlikesi ne kadar büyük olursa olsun sundukları muhteşem manzaralar görülmeye değer… Yanardağlar yer kabuğunun altındaki erimiş halde bulunan yüksek sıcaklıklardaki malzemenin yeryüzüne patlamalar veya sakince püskürmeler çıkması sonucu oluşuyor. Yanardağlar gelenlikle kıtaların kesiştiği sınır çizgilerinde olur, çünkü bu bölgeler oldukça hareketlidir ve bu malzeme(magma) fırsat buldukça yüzeye çıkar.Yüzeye çıktığında ''lav'' adını alır.   Bir yanardağın şiddeti, püskürttüğü lavların yoğunluğuna bağlıdır. Metal içeriği fazla olan lavlar (bazik lav) çok akışkandır ve fazla tehlike yaratmaz. Havaide bulunan yanardağlar bu bölüme girer ve oldukça güzel görüntüler sunar. Silisyum elementi ve bileşiklerini içinde fazlaca bulunduran asidik(felsik) lavlar ise yoğun ve çok tehlikelidir, çünkü lavın yoğunluğundan dolayı içindeki gazlar kolayca kaçamaz ve bir noktada birikip ani bir şekilde patlar.     Ayrıntılı Bilgi:http://tr.wikipedia.org/wiki/Yanarda%C4%9F Bu uğraşta çok basit, orayı burayı yakmayan bir yanardağ yapılacakJ Uğraşın açık alanda yapılması gerekir, işin içinde su, toz, toprak ve çamur var…   Gerekenler *Çalışır durumdaki bir musluğa takılmış içinde su olmayan kuru bahçe hortumu(Uzun olması iyi sonuç verir). *Kum (Bol tozluJ  ince taneli nemsiz kuru toprak) *Taş(Hortumun dik durmasını desteklemek için, başka şeylerde kullanabilirsiniz.)   Başlayalım  Hortumu musluğa takın ve öteki ağzını mus... Devamı

17 03 2009

Merhabalar....

Merhabalar! Diyerek bloğa bir giriş yapmak en iyisi diye düşündüm. Beraber iş yaptığınız kişilerin bir ''Günaydın!'' demeden işe koyulması gibi sıkıcı bir duruma izin vermeden…   Her şeyden önce söylemeliyim ki bu bloğu açmamı sağlayan şey ne çok bilmişlik havası, ne de insanlara bir şeyler öğretme çabasıdır.  Geçmişe duyulan özlem, ’’ Yahu ne çok şeyle uğraşmışım, bari bir yere not edeyim’’ düşüncesi, Aynı zamanda toplumun geneli tarafından uğraşı (hobi)  işlerinin gereksizmiş gibi algılanmasına karşı bir tavır sergilemek ve dahası geleceğin büyüğü olacak bugünün çocuklarına, boş zamanlarını beyinlerini çalıştırarak ve doğayı inceleyerek geçirebilmelerini sağlamak…  Açmış olduğum bu blogda kendi yaptığım bazı gözlemler, deneyler vb uğraşılar yer alacak. Aslında çoğu uğraşım bir deneyden çok, gözlemden oluşmaktadır. Çünkü deney denilen eylemin bir sonuca ulaşma isteği vardır, aşama aşama ilerler ve sürekli teorilerle desteklenir, yani ciddi bir uğraştır. Ben eğlendim,  gözlem yaptım,  okudum,  zamanımı geçirdim.  Sıradan çocuklar gibi futbol ve taso (o zamanların sıkı bir eğlence çeşidi) oynamadım ve şimdiye geldiğimde ‘’Çocukluktu, geldi geçti işte’’ diyemedim... Okumayı bana sevdiren, beni kitaba boğan  aile üyelerine içten teşekkürler…  İçeriğin azda olsa birilerine yararlı olması dileği ile…   ... Devamı

1...910111213